Bir zamanlar Japonya'da küçük bir kasabada enerjik bir Japon Bobtail kedisi olan Hana yaşardı. Hana, yumuşak beyaz kürkü, turuncu kulakları ve herkesin dikkatini çeken kıvrık kuyruğu olan bir kediydi. Aynı kasabada yaşayan güzel bir kız olan Emi, kedi sevgisiyle tanınırdı.
Emi ve ailesi yeni bir eve taşınacak ve Hana da onlarla birlikte taşınacak. Hana ilk başta korkmuş ve endişeliydi ama yeni evinde ürkekleşti. Ancak Emi, Hana'ya karşı şefkatliydi ve onu sakinleştirmeye çalıştı. Emi, Hana'ya sevildiğini göstermek için her gün güzel sözler söylerdi. Hana yavaş yavaş Emi'ye alıştı ve kızın sevgisinden zevk aldı. Birlikte oynadık, çevremizi keşfettik ve hatta birlikte maceralara atıldık.
Emi bir gün okulda zor bir durumla karşı karşıya kalır. Üzgün ve bitkin olan Emi eve gitti ve odasına kapandı. Hana, Emi'nin kederini anladı ve sessizce odaya girdi. Hana, Emi'nin yatağına tırmandı ve başını onun yanına koydu. Hana sıcacık kürkü ve sevgi dolu gözleriyle Emi'yi teselli etmeye çalıştı.
Bu an, Emi ve Hana arasındaki bağı daha da güçlendirdi. Artık birbirleriyle en iyi arkadaş oldular. Hana her zaman Emi'nin yanındaydı. Emi, Hana'yı sevdi ve onunla konuşmayı ve paylaşmayı öğrendi.
Birlikte geçirdikleri süre boyunca Emi ve Hana'nın sevgisi günden güne büyümüştür. Hana, Emi'ye neşe ve sadakat getirdi ve Emi de Hana'ya sevgi ve ilgi gösterdi.